Oyunları ucuza alın!

Kinguin

Ey ahali! Oynadığım ya da oynamadığım oyunlar için sürekli fiyat soranlar, “Oyunu nereden alayım?” diyenler oluyor ve ben de her seferinde aynı adresi, Kinguin‘i işaret ediyorum. Peki bunu neden yapıyorum? Kinguin kanalıma sponsor olduğu için mi? Hayır. Fiyatlar gerçekten daha uygun olduğu için.
Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Yürü be Ubisoft!

Ubisoft

Son yıllarda oyuncuların diline doladığı en büyük yalanlardan biridir Ubisoft’un kötü, tembel, umursamaz bir firma olduğu ve pek de popülerdir Ubisoft düşmanlığı. Neymiş, oyunları sorunluymuş, neymiş, paragözmüş, neymiş, oyuncuları kandırıyormuş. Eh, harcadığı paradan ötürü müşterinin geleneğidir saydırmak ama oyuncu gözüyle bakınca Ubisoft’un ne kadar cesur ve takdir edilesi olduğunu görmek zor değil. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

New IP isteriz!

New IP’nin ne anlama geldiğini bilen var mı? Size kendi yöntemimle anlatayım… Yıllardan 2019, aylardan Eylül, Ekim, Kasım ve her yıl olduğu gibi, yine oyun yağmuru başlamış. Piyasaya önce Frostbite 5.0 motoruyla geliştirilmiş Battlefield: War on the Moon, ardından İkinci Dünya Savaşı’nı konu alan Call of Duty: Back to the Roots, bir sonraki hafta Erdel Prensliği’ndeki bir karakteri kontrol edip bu kez 400 metreden samana dalış yaptığımız Assassin’s Creed: Transylvania ve son olarak da PlayStation 5’e özel inFamous Online çıkar. Herkes bu oyunları satın alır, sırasıyla Day One, Day Two, Day Three, Week One yamalarını indirir ve oynamaya başlar, bir grup oyuncu da sepete Season Pass eklemeyi ihmal etmez. Kalan oyuncularsa adını uydurmak için yaratıcılığımın yetersiz kaldığı ama sonunda hiçbir takısı olmayan, “yepyeni” bir oyunu satın alırlar ki işte o oyuncular, “New IP” diye tabir edilen şeyi, yani bir “ilk” oyunu satın almışlardır. Anlaşıldı mı? Çok kastım, biliyorum ama bence oldu. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Battlefield 4: Dragon’s Teeth (İnceleme)

Haritalarına kurban!

Haritalarına kurban!

Battlefield 4’ün çıkışından beri oyundaki irili ufaklı hatalar birçok oyuncuyu canından bezdirdi, doğru. Benim derdimse istediğim skoru yapamamak, öldürdüğümden çok ölmek. Belki de reflekslerim zayıflıyor zamanla, olabilir. Renk körü olmamın da bundan büyük payı vardı, onu yavaş yavaş aşmaya başladım. Bunca zamandır Battlefield 4 oynuyorum, renk körü modunu aktif etmek daha geçen ay aklıma geldi vallahi. Artık “squad” arkadaşlarımla düşmanları ayırt edebiliyorum! O halde Battlefield 4 oynamaya geri dönebilir ve 1.00’ın altındaki K/D oranımı düzeltmek için şansımı yeniden deneyebilirim. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Battlefield 4: Naval Strike (İnceleme)

Battlefield 4: Naval StrikeŞu sıralar savaş oyunlarına öyle bir kaptırdım ki kendimi, hangi cephede olduğumu şaşırıyorum artık. Karşıdan düşman geliyor, işaretlemek için “Q” tuşuna basıyorum, bir de bakmışım, görünmez olmuşum, meğer Titanfall’daymışım. Bir binaya girmişim, camdan fırlıyorum, karşı duvarda yürümek için “Space” tuşuna basıyorum, bir de bakmışım, %50 sağlık gitmiş yere düştüm diye, meğer Battlefield 4’teymişim. Bu kadar apayrı mekaniklere sahip iki oyun aynı dönemde oynanır mı? Oynanmaz, siz de oynamayın, benden söylemesi. Ha, ben oynuyorum ama ne derler bilirsiniz: Dediğimi yap, yaptığımı yapma. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone