Yürü be Ubisoft!

Ubisoft

Son yıllarda oyuncuların diline doladığı en büyük yalanlardan biridir Ubisoft’un kötü, tembel, umursamaz bir firma olduğu ve pek de popülerdir Ubisoft düşmanlığı. Neymiş, oyunları sorunluymuş, neymiş, paragözmüş, neymiş, oyuncuları kandırıyormuş. Eh, harcadığı paradan ötürü müşterinin geleneğidir saydırmak ama oyuncu gözüyle bakınca Ubisoft’un ne kadar cesur ve takdir edilesi olduğunu görmek zor değil. Okumaya devam et

Rainbow Six: Siege’de ilk perde

Tom Clancy's Rainbow Six: Siege

Beni takip edenlerin fark edeceği üzere, 1 Aralık itibariyle Tom Clancy’s Rainbow Six: Siege’e hastalık derecesinde bağlanmış vaziyetteyim. Operasyon temalı oyunlara olan hasretimi gideren oyunu o kadar sevdim ki başka oyun oynamaz oldum. Bu süreçte birçok arkadaşım da (TeasyCat, GlaxyCSGO, Uğur Yılmaz) oyunu satın alınca beş kişilik şahane takımlar oluşturarak operasyonlar düzenliyor, rehineleri kurtarıyor, bombaları etkisiz hale getiriyoruz. Tabii ki her oyun gibi bu oyunun da problemleri var ama bunları ortadan kaldırmak için Ubisoft’tan beklediğim, beklediğimiz ilk hamle geldi. Okumaya devam et

İzlanda’da neler gördüm?

Takip edenlerin bildiği üzere geçtiğimiz iki haftayı İzlanda’da geçirdim. Birçok kişinin gitmeyi hayal ettiği bu buz gibi ülkeyi gezerken medeniyete doymak bilmedim ve bir an olsun eve dönmek istemedim ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi, İzlanda seyahatim de sona erdi. Bu süreçte neler yaptığımı iki “saplama” blog yazısıyla paylaşmıştım ama fotoğraflardan daha fazlasını yapıp sizler için bir vlog hazırladım. Hadi bakalım, iyi seyirler!

Buzul, şelale, kuzey ışıkları ve dahası

Hofskirkja

Hofskirkja

İzlanda turum son sürat devam ediyor ve artık son birkaç güne giriyorum. Bugüne kadar gördüğüm yerler, gördüğüm şeyler o kadar muazzamdı ki yavaş yavaş bir hüzün kaplamaya başladı içimi. Ülkenin nerelerini gezeceğime bile karar vermemiştim en başta, şimdiyse adanın çevresinde tam tur atarken buldum kendimi. Okumaya devam et