Rainbow Six: Siege’de ilk perde

Tom Clancy's Rainbow Six: Siege

Beni takip edenlerin fark edeceği üzere, 1 Aralık itibariyle Tom Clancy’s Rainbow Six: Siege’e hastalık derecesinde bağlanmış vaziyetteyim. Operasyon temalı oyunlara olan hasretimi gideren oyunu o kadar sevdim ki başka oyun oynamaz oldum. Bu süreçte birçok arkadaşım da (TeasyCat, GlaxyCSGO, Uğur Yılmaz) oyunu satın alınca beş kişilik şahane takımlar oluşturarak operasyonlar düzenliyor, rehineleri kurtarıyor, bombaları etkisiz hale getiriyoruz. Tabii ki her oyun gibi bu oyunun da problemleri var ama bunları ortadan kaldırmak için Ubisoft’tan beklediğim, beklediğimiz ilk hamle geldi. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Forza 6’da test sürüşü

Yarış oyunlarını çok severim de çok becerebildiğimi söyleyemem. Yani sürmek güzel, hız yapmak güzel ama iş ciddiye binerse derece yapmak benim işim değil sanırım. Yine de yıllardır her yarış oyununu alır, oynarım. Xbox’ın en güçlü silahlarından Forza’nın yeni oyunu Forza Motorsport 6 da 18 Eylül’de Xbox One için satışa sunulacak. Öncesinde demo yayımlanmışken ben de oyuna bir göz atayım, antrenman yapayım, kendimi oyuna hazırlayayım dedim. Demoda neler olduğunu görmek ve benim üstün (!) sürüş yeteneklerime göz atmak istiyorsanız buyurun…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Beyzbol nasıl oynanır?

Amerikalıların deliler gibi izlediği, hayvanlar gibi zevk aldığı ve daha birçok sıfatla giydirerek cümleyi uzatabileceğim sporlar var, bilirsiniz. Bunlardan basketbolu biz de seviyoruz, dünyaya mal olmuş bir spor. Buz hokeyi de fena değil, izleniyor, oyunu da oynanıyor. Peki ya beyzbol? Ne yalan söyleyeyim, dünyanın en sıkıcı sporlarından biri olabilir beyzbol ama bir beyzbol oyununu eğlenceli yaparak insanları bu spora çekmek mümkün. İşte Super Mega Baseball: Extra Innings de tam olarak bu görevi üstleniyor. İzleyin, beğenirseniz oyunu Steam’den satın alın.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Kulaktan dolma yorumculuk

Gördüğüm en grafikler bu oyunda

Gördüğüm en grafikler bu oyunda

Geçen ay bu konuya çok takıldım, dile getirip sizinle paylaşmazsam olmaz arkadaşlar. Şimdi, bir oyunu yorumlamak için o oyunu oynamak gerektiğini düşünüyorum. Bir oyunu oynamadan, sadece oyunun inceleme metinlerine ve/veya videolarına bakarak fikir beyan etmek bana çok adaletli gelmiyor. Ben daha bu noktadaki insanların adaletini sorgularken, ikisini de yapmayıp birilerinin sarf ettiği cümleleri kendi fikri olarak beyan edenlerse cidden sinirimi bozuyor. Bu sürecin son örneği, geçen ay PS4’e özel olarak piyasaya sürülen The Order: 1886 oldu.

Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Kalimba (İnceleme)

Alt alta, üst üste

Alt alta, üst üste

Platform türüne dair oyunları şöyle bir düşündüğümde gözümün önüne hep rengârenk grafiklere sahip, eğlenceli ve saatlerce oynanası oyunlar geliyor ama işin aslı hiçbir zaman bu kadar masum olmuyor, bunu da söyleyeyim. Nice oyunlara heyecanla başladım ve nice oyunlar nefret haykırışlarımla son buldu, bilemezsiniz. Max: The Curse of Brotherhood’u ele alalım mesela; grafikleri gayet başarılıydı, rengârenkti, karakterler de pek bir sevimliydi ama türün doğası gereği oyunda ilerledikçe zorluklar arttı, cinnet anı yaklaştı. Bir diğer örnek olarak Rayman Origins ya da Rayman Legends geliyor aklıma; yine mükemmel görsellik, mükemmel oyun mekaniği ve mükemmel cinnet! İşte Kalimba da bu sürecin bir parçası oluyor ve önce sizi kendine çekiyor, ardından duvardan duvara vuruyor. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone