Yürü be Ubisoft!

Ubisoft

Son yıllarda oyuncuların diline doladığı en büyük yalanlardan biridir Ubisoft’un kötü, tembel, umursamaz bir firma olduğu ve pek de popülerdir Ubisoft düşmanlığı. Neymiş, oyunları sorunluymuş, neymiş, paragözmüş, neymiş, oyuncuları kandırıyormuş. Eh, harcadığı paradan ötürü müşterinin geleneğidir saydırmak ama oyuncu gözüyle bakınca Ubisoft’un ne kadar cesur ve takdir edilesi olduğunu görmek zor değil.

Hepimiz şikayet etmiyor muyuz bitmek bilmeyen serilerden, birbirinin kopyası seri oyunlarından, adeta önceki oyunun moduymuş gibi piyasaya sürülen yapımlardan. Bunu kırmanın genelde iki yolu oluyor büyük firmalar için; bir, bağımsız yapımcıları bünyeye katmak ya da katmadan onların oyunlarını dağıtmak, iki, mevcut stüdyoyu / stüdyoları yepyeni maceralara sürüklemek. İlki nispeten kolay yol ve riski de pek yok, sonuçta bağımsız yapımların ve yapımcıların beklentileri genelde büyük olmuyor, haliyle muhtemel hayal kırıklıkları da kısa sürede unutulup gidiyor. Risk almak ve mevcut kaynaklarla yeni maceralara atılmaksa asıl zor olan iş.

Watch_Dogs

Watch_Dogs, 2014

Konuyu Ubisoft’a bağlıyorum şimdi. Şöyle bir dönüp bakın son iki yılda çıkan Ubisoft etiketli oyunlara. Assassin’s Creed ve Far Cry serilerini bir kenara bırakın ve yepyeni AAA markalara bakın. 2014’te çıkan Watch_Dogs‘u bir hatırlayın; sorunları vardı, eleştirilecek yönleri vardı ama yepyeni bir markaydı, üstelik açık dünya temalı, her ne kadar Grand Theft Auto’ya benzetilse de kendine has mekanikleri olan yepyeni bir oyundu. Böylesine büyük ve riskli bir projeyi sırf -her oyunun yaşayabileceği ve yaşadığı- sorunlardan dolayı nasıl bir kalemde çöpe atabiliriz?

Tom Clancy's Rainbow Six: Siege

Tom Clancy’s Rainbow Six: Siege, 2015

Geçen yılın Aralık ayında çıkan Tom Clancy’s Rainbow Six: Siege‘e ne demeli? Alışılagelen bir Rainbow Six oyunu çıkacakken (İptal edilen Tom Clancy’s Rainbow Six: Patriots…) projeyi rafa kaldırıp 5v5 formatında, kendi deyimimle “Counter-Strike’ın elit sürümü” olarak isimlendirdiğim bir projeyle ortaya çıkmak risk değil mi? Risk ama bu riski aldı Ubisoft, sonucunda da enfes bir oyun çıktı ortaya. Her oyun gibi sorunları var, üstelik ne Ubisoft’a, ne de Ubisoft oyunlarına has sorunlar bunlar ama oyun şu an sorun yaşamadan saatlerce oynanabiliyor ve keyif veriyorken ezbere “Ubisoft düşmanlığı” gerçekten anlamını yitiriyor.

Tom Clancy's The Division

Tom Clancy’s The Division, 2016

Son örnekse Tom Clancy’s The Division. Bu kez yapımcı koltuğunda 2008 yılında Ubisoft’a dahil olan bir stüdyo (Massive Entertainment) var ve yine çok riskli bir proje. Yeni bir hikaye, Ubisoft’un oyun kataloğuna bakıldığında yepyeni oyun mekanikleri (Tom Clancy’s Ghost Recon esintilerini de pas geçmeyelim.), üstelik online tabanlı bir yapı ve 8 Mart’ta çıkışını yapan The Division. Oyunu tam anlamıyla değerlendirmek için erken, sonuçta online odaklı ve başında uzun süre vakit geçirilmeli ama benim ilk izlenimim gayet olumlu. Çıkış gününde bağlantı problemleri yaşadı mı? Yaşadı ama sırf bu yüzden oyuna saydırmadan önce aynı sorunu yaşayan oyunları bir gözden geçirmek gerekmez mi? Şu oyunlardan hangisi çıkışını düzgün yapabildi:

Buna benzer birçok örnek varken bence Ubisoft’a fazlasıyla haksızlık ediliyor ve firma bilinçsizce eleştiriliyor. Her yıl sadece Assassin’s Creed, Call of Duty, FIFA ve benzeri serileri çıkarıp ayakta kalmak varken böylesine sağlam yeni oyunlara imza atan bir firmayı hem aldığı riskler, hem de yaşanan problemleri çözmek adına son sürat çaba sarf ettiği için sadece takdir edebilirim. Eğer siz de bir “Ubisoft hater’ı” iseniz yeniden düşünün derim.

Share on Facebook27Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Yürü be Ubisoft!” üzerine 3 düşünce

  1. Çoğu zaman beni sinirlendiren bir firma kendisi. Birkaç yıl önce bir oyun çıkardıklarında nasıl bir hikayeye sahip olacağını düşünüp heyecanlanırdım. Şimdi ise ne hikaye ne de oynanış konusunda onlardan bir beklentim kalmadı. The Division ilk duyurulduğu zaman ” İşte budur. Sonunda herkesi şaşkına çevirecek bir oyunla geliyorlar. ” dedim. Hep de takipte kaldım. Ancak youtube üzerinde yayınlanan videolarda gördüğüm tek şey eski mmorpg mantığıydı. Level kas, silah topla, geliştir. Görev tarzları hep aynı. Ümidi kesmek için çok erken belki de ama eğer görevlere çeşitlilik gelmezse herkes çabucak sıkılacak ve yine hayal kırıklığı tablosuna adını yeniden yazdıracaktır.

  2. Çok güzel bir yazı olmuş öncelikle ben bir ubisoft fanboy’u değilim ama Ubisoft’un hakkının yendiğini düşünenlerdenim, evet hatalar oluyor ama her firmanın yok mu? Ayrıca Assasins Creed tekrarlanıyor değiştirilmiyor deniyor ama bana kalırsa Call of Duty nin sürekli yeni oyun çıkarması ile AC nin sürekli yeni oyun çıkarması arasında hiç bir fark yok tek taraflı bakmamak lazım olaylara ve bir kez daha Şefik abinin de belirttiği gibi yeni şeyler deneme cesareti de gösteriyorlar ki Siege ve The Division bunların son örnekleri..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.