Buzul, şelale, kuzey ışıkları ve dahası

Hofskirkja

Hofskirkja

İzlanda turum son sürat devam ediyor ve artık son birkaç güne giriyorum. Bugüne kadar gördüğüm yerler, gördüğüm şeyler o kadar muazzamdı ki yavaş yavaş bir hüzün kaplamaya başladı içimi. Ülkenin nerelerini gezeceğime bile karar vermemiştim en başta, şimdiyse adanın çevresinde tam tur atarken buldum kendimi.

İzlanda’nın en iddialı olduğu konu doğa, buna şüphe yok. Buzulları, şelaleleri, siyah kumsalları, küllerle kaplı düzlükleri ve insanı adeta Mars’ta yürüyormuş gibi hissettiren lav tabakaları. Şu ana kadar en çok görme şansı bulduğum şeyse şelaleler oldu. Dağların tepesindeki buzulların erimesiyle her yer şelale adeta ve bazıları öylesine büyük, öylesine ihtişamlı ki insan yaklaşmaya çekiniyor. Gürül gürül akan şelalenin yanında durmak insanı gerçekten ürkütüyor.

Doğa harikalarını görmek birçok insanı daha çok etkiliyor belki ama ben insan ürünü şeylere daha çok odaklanıyorum galiba. Gezi sırasında tarih boyunca İzlanda halkının yaşadığı ve artık müze haline getirilen bazı yerleri de görme fırsatım oldu. Bazı yerleşim alanları öyle güzel evler ve detaylar ile dolu ki etrafı hayranlıkla izledim. Evlerin yerle bütünleşmiş, hatta kısmen yerin altında olması bir yana, dekorlar ve eşyalar gerçekten büyüleyici.

Dün gece de asıl görmek istediğim şeylerden birini, yani kuzey ışıklarını sonunda görebildim. Gecenin 3’ünde uyanıp kendimi dışarıya atınca gökyüzünde dans eden ışıkları görmek oldukça etkileyiciydi. Olabildiğinde fotoğraf ve video da çekmeye çalıştım, bir noktada bunları bir araya getirip YouTube kanalımda paylaşırım. Bu arada İzlanda vlog’u da yolda ;)

Siyah plaj

Siyah kumsal

İzlanda

Çim çiftlik evleri

Çim çiftlik evleri

İzlanda

İzlanda

Hofskirkja

Hofskirkja

İzlanda

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Buzul, şelale, kuzey ışıkları ve dahası” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.