Korkuyorum

Tom Clancy's The DivisionGeçen ay bu konuya çok takıldım, dile getirip sizinle paylaşmazsam olmaz arkadaşlar. Şimdi, bir oyunu yorumlamak için o oyunu oynamak gerektiğini düşünüyorum. Bir oyunu oynamadan, sadece oyunun inceleme metinlerine ve/veya videolarına bakarak fikir beyan etmek bana çok adaletli gelmiyor. Ben daha bu noktadaki insanların adaletini sorgularken, ikisini de yapmayıp birilerinin sarf ettiği cümleleri kendi fikri olarak beyan edenlerse cidden sinirimi bozuyor. Bu sürecin son örneği, geçen ay PS4’e özel olarak piyasaya sürülen The Order: 1886 oldu.

Malumuz, oyun oldukça iddialı bir yapımdı ve piyasaya çıkmasına günler kala ilk negatif söylemler internette yerini aldı. Konu, oyunun kısa sürede bitmesiydi ama bu sürenin hangi şartlarda ortaya çıktığı net değildi. Daha oyun piyasaya çıkmamışken ve şartlar net değilken, bu söylemi diline dolayan bilinçsiz oyuncular hemen sosyal medyayı yorum çöplüğüne çevirmeye, oyuna yerli – yersiz geçirmeye başladılar. Tamam, oyunun süresi kısa olabilir, hatta normal bir oyun temposunda beş saatte de bitebilir ama daha oyunu almamış, haliyle oynamamış oyuncuların direkt olarak The Order: 1886’ya girişmeleri gerçekten tuhafıma gitti. Hele ki bu oyuncuların büyük kısmının yıllardır Call of Duty oynadığı ihtimalini göz önüne alırsak…

Oyun çıktıktan sonra ikinci bir konu gündeme geldi ve o da oyunun bir “oyun”dan çok “film”e benzemesi. Bu noktada da oyunu oynamadan yorum yaptığı belli olan yüzlerce, hatta binlerce oyuncu kendini ortaya attı. Yorumların ortak noktası şuydu: “Yahu bu oyun değil ki, resmen film, sinematiği doldurmuşlar, oyunu oynayamıyorsun.” İşte bu tip yorumlar yapan birilerini görürseniz, bilin ki bu arkadaşlar oyunu oynamamışlardır. En başta oyunun zaten bir sinema filmi tadında hazırlandığı yapımcılar tarafından en başta açıklanmıştı ama oyunu alıp oynadığınızda ciddi miktarda oyun ve oynanış mekaniği bulabiliyorsunuz; hatta öyle ki oyunun en az %50 oranında oynanış kısmından oluştuğunu söyleyebilirim. Evet, bol bol sinematik var, evet, oyun birçok yerde kısacık da olsa sinematiklerle bölünüyor ama bu oyuna “oyun değil, film” demek için cidden şuursuz olmak lazım. Yine bu eleştirileri yapanların Heavy Rain ve Beyond: Two Souls gibi yapımları “oyun” olarak değerlendirdiğini göz önüne alınca hepten delirdim arkadaş! Her ikisinin de büyük bölümünde ekranda beliren tuşa basıp duruyorduk, karakteri yönetmekse çok küçük bir parçasıydı yapımların. The Order: 1886’nınsa en başta vuruş hissiyatı kuvvetli bir çatışma mekaniği mevcut.

Bunları söylerken The Order: 1886 hayranı, savunucusu gibi göründüğümün farkındayım ama benim lafım bu bilinçsiz yorumları yapanlara. Yoksa oyunun diğer açılardan noksanları yok mu? Var ve bu da oyunun toplam değerini aşağıya çekiyor ama net olan bir şey var ki o da oyuna “süre” ve “sinematik” bahaneleriyle girişilemeyeceği. Oh, içimi döktüm, noktayı da koyuyorum.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.