NBA 2K15 (İnceleme)

Gözünü seveyim sakatlanma!

Gözünü seveyim sakatlanma!

Spotu kime attım, tahmin ediyorsunuzdur. Derrick Rose’suz geçen NBA sezonları bana hiç keyif vermedi ne yalan söyleyeyim. Öyle ki NBA TV için başlattığım D-Smart aboneliğim tam anlamıyla bir bağışa dönüşmüş durumda. Ama bu yıl şanssızlık kırılacak gibi ve Rose’u seyretmeye doyamayacağız. (Umarım.) Öte yandan yeni sezonda birçok takımın kadrosunda ciddi değişiklikler de göreceğiz ki bu durum NBA’i daha izlenir kılıyor bana göre. Yuvasına dönen ve yanına Kevin Love’ı alan LeBron James, Bulls’un -sanırım- beş küsur yıl gecikmeli hamleyle kadrosuna Pau Gasol ve daha nice takas… Bu yıl NBA’i izlemek kadar NBA 2K serisini oynamak da zevkli olacak çünkü oyunda birçok yenilik, birçok geliştirme mevcut. Daha fazla uzatmadan söze gireyim…

Öncelikle bu yıl ilk kez menü biraz adam edilmiş. Eskiden analog kolu hareket ettirerek görüntülediğimiz bir menü vardı, daha iyisini beklerken facia bir menüye geçiş yapmıştık, bu yılsa menüde gezmek biraz daha rahat. Parıltılı tasarımda da sadeliğe gidildiği için menülerde gezmek göz yormuyor. Bu sırada Pharrell Williams müthiş seçimlerinden oluşan soundtrack’e kulak vermek de ayrı bir keyif.

Oyunun temelini oluşturan oynanışa geçildiğinde de ilk olarak şut konusunda bir yenilik, daha doğrusu yardımcı göze çarpıyor. Eğer yıllardır bu seriyi oynamaya çalışıyor ama şutlarda bir türlü başarılı olamıyorsanız, oyuncuların altına eklenen yeni bir bar sayesinde şut zamanlaması konusunda kendinizi geliştirebilirsiniz. Ne var ki ben bu bara baktığımda daha kötü şut attım ve hemen kendimi oyuncuların vücut hareketlerini analize verdim yeniden. Seriye yeni bulaşmak isteyenler için iyi bir tercih olabilir, eski kurtlar içinse kafa karıştırıcı bir detay.

NBA 2K14’te en çok şikâyetçi olduğum konuların başında topa sahip oyuncuyu savunma ve ribauntlar geliyordu. NBA 2K15’te savunmada gelişim var ve bire bir savunmada çok daha başarılı olunabiliyor ama pek tabii ki burada oyuncu kalitesi de önemli bir etken. Ortalama bir oyuncuyla LeBron James’i tutmayı denemeyin, hayattan soğursunuz. Ribauntlar konusunda da artık çok daha gerçekçi bir top kapma mekaniği söz konusu ama yine de kusursuzluktan bahsedemem. Hele ki bazen topu tutamayan, ardından kafasına ve göğsüne çarptıran oyuncular görünce yine kendi işimi kendim halletmeye çalıştım. Bu nadiren ortaya çıkan tuhaf ribaunt sahnelerini bir kenara bıraktığımızdaysa animasyonlardaki çeşitlenmenin ve animasyonlar arası geçişin çok daha etkileyici bir hale geldiğini görüyoruz. Gerçekten NBA 2K15’i oynamak kadar oynayan birini seyretmek de büyük keyif; görsellik ve animasyonlar muazzam.

Menüde neler var, onları sıralayayım hemen. MyCAREER’da yine kendi oyuncumuzu yaratıp sıfırdan bir kariyere atılıyoruz. Önceki yıllarda draft’tan giriş yaptığımız NBA kariyerimiz, bu yıl draft’ta seçilmemiş ama 10 günlük kontrat kapıp takımları etkilemeye çalışan bir oyuncu olarak şekilleniyor. Bu alternatif senaryoyu sevdim ne yalan söyleyeyim. Öte yandan oyuncu geliştirme seçenekleri de çok daha sade ve anlaşılır hale getirilmiş ki bu da önemli bir artı. Bunun dışında MyGM ile genel menajer rolüne bürünüp takım yönetmek, MyLEAGUE’de kendi tercihlerimize göre şekillendirdiğimiz ligde mücadele etmek ve MyTEAM’de de FIFA’nın Ultimate Team’ine benzer bir tecrübe yaşamak mümkün. Bu yılın en renkli moduysa MyPARK ama bu moddan performans almak neredeyse imkânsız. Üç farklı parkta, dünyanın dört bir yanından oyuncularla buluşup sokak basketbolu oynayabiliyoruz ama nedense yıllardır yaşanan “input lag” sorunu halen devam ediyor. Özellikle şutlarda zamanlamanın önemli olduğu bir sistemde oyunu oynanamaz hale getiriyor ne yazık ki bu sorun.

Basketbolun tadını çıkarabilmek için birçok farklı seçeneği bünyesinde barındıran, oynanış olarak geçen yılın çıtasını yükselten ve Euroleague içeriğine Galatasaray Liv Hospital’ı da ekleyen NBA 2K15’i tüm basketbol tutkunlarına öneriyorum. Ufak kusurlarından yamalarla arınması muhtemelen oyunu Xbox One’da (RockoTUR) oynadığımı belirtip benimle oynayacak arkadaş aradığımız da belirteyim.

9,0

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.