Bir kere de dünyayı kurtarmasak?

Sunset OverdriveDeğil mi ama? Yıllardır oyun oynuyorsunuz, biliyorum. Defalarca da kaosa sürüklenen şehirleri, ülkeleri ve hatta dünyayı kurtarma görevi aldınız, hepsini de başarıyla tamamlayıp insanlığı huzura kavuşturdunuz. Peki, neden bunu yaptınız? Aksini hiç düşünmediniz mi hiç? Neden kurtarıyoruz dünyayı, neden eski düzene geri dönmeyi bu kadar arzuluyoruz? Kurtarmazsak ne olur? İşte tüm bu soruları sormamı sağlayan oyun, Ekim ayı sonunda Xbox One’a özel olarak satışa sunulan ve dergide de Tuna’nın incelemesini okuyabileceğiniz Sunset Overdrive oldu.

Olur ya, incelemeyi pas geçip buraya gelenler vardır, onlar için konuyu kısaca özetmeyeyim. Her zaman olduğu gibi, huzur içinde yaşayan bir toplum var ve gençler de partiden partiye koşup eğleniyorlar. Enerji içeceği üreten bir firmaysa yeni ürününü dünyaya dağıtmadan önce bu partiye katılanlara dağıtıyor, sonra içen herkes pörtlüyor, şehirde kaos oluşuyor, pek tabii ki bize bir şey olmuyor ve hayatta kalmak da başlıca amacımız oluyor. Benzer oyunlarda bu noktadan sonra ne olur? Birileri yanınıza gelir, size yardım eder, sizi bir savaşçıya dönüştürür ve neden olduğunu söylemeden dünyayı kurtarmanızı ister. Sunset Overdrive’da da benzer bir giriş oluyor ama oyunun hemen başlarında tanıştığımız karakterlerden Floyd çok güzel bir şey söylüyor: “Oğlum ne güzel işte, kaos oldu, herkesin kafa rahat, isteyen istediği kişi olabilir artık, ne patron var, ne de kurallar, keyfine bak!”

Düşünüyorum da böylesine bir özgürlük şansı ele geçmişken, kendi canımızı kurtarma derdi dışında neden kendimizi büyük bir risk altına sokuyoruz. Dünyayı kurtarıp ne yapıyoruz sürekli? Ne güzel düzen değişmiş, monoton hayatımız geride kalmış, üstelik bir anda farklı yeteneklere kavuşmuşuz; ne gerek var geçmişi geri getirmeye? Hemen hemen tüm oyunların gidişatı aynı ama Floyd’un söylemi de farklı oyun fikirlerinin kapısını açmalı bence. Her kaostan sonra dünyayı kurtarmamalı, keyfimize bakmalıyız bence. Evet, kulağa bencilce geliyor ama diğer türlüsü de bizi mutluluğa götürmüyor. Bundan sonra akıl hocam Floyd arkadaşlar, siz Captain Price’ı takibe devam edin!

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.