Fenix Rage (İnceleme)

Hasta etme adamı!

Hasta etme adamı!

Biliyorsunuz, korkusuz adamın tekiyim, hiçbir oyun beni korkutamıyor. Sadece korkuya özel bir durum mu bu peki? Hayır. Sevincimi de, hüznümü de kolay kolay belli etmem aslında. Bir de öfke mevzusu var ki yalnız başımayken neler yapabildiğimi görmenizi istemem. Aslında yıllar yıllar önce öyleydim, oyunlar beni çileden çıkardığı zaman bundan nasibini ilk olarak klavye alırdı, arada mouse da kaynardı ama yıllardır bu tip sahneler yaşanmıyor. Acaba ben mi duruldum, yoksa oyunlar mı eskisi kadar sinir bozucu değil? Sanırım ilk şık geçerli çünkü Fenix Rage, ciddi anlamda sinir bozucu bir oyun.

Fenix Rage, bizi “Fenix” adlı sevimsiz (!) bir hayvan rolüne büründürüyor ve bize masummuş gibi gözüken bir kurabiye toplama görevi veriyor. Başta her şey iyi gidiyor, pıtır pıtır topluyoruz kurabiyeleri, zamana da fazla takılmıyor, online sıralama tablolarını da umursamıyoruz ama bir noktadan sonra iş çığırından çıkıyor ve kendinizi oyunla kavga ederken buluyorsunuz. (Super Meat Boy’u oynayanlar ne anlatmak istediğimi çok net anlamışlardır.) O “sıradan” bölümler gitgide zorlaşıyor, bırakın kurabiye toplamayı, bölümlerin sonunu getirmek bile imkânsızlaşıyor. Hele ki uzun uğraşlar ve sayısız tekrar sonrası milimetrik bir hata yapınca kelimeler yetersiz kalıyor duyguları dışa vurmaya… Ha, bir de başarıya ulaşma şansınız varmış gibi, online sıralama tablosu var ki bazı oyuncuların yaptıkları dereceleri görünce ikinci kez kriz geçirebilirsiniz.

Oyunda ne yaptığımızı düz bir şekilde anlatayım bir de, anlamamış olabilirsiniz. Şimdi, oyunda çeşitli dünyalar ve bu dünyalarda da sayısız bölüm var. Amaçsa -önceki paragrafta dediğim gibi- kurabiyeyi kapmak ve bitiş noktasına ulaşmak. Baştaki bölümler kolay olduğu için kurabiyeleri kolayca alıp sona ulaşıyorsunuz ama bir noktadan sonra bölümler o kadar zorlaşıyor ki kurabiyeden vazgeçip sadece sona gitmek bile büyük başarı haline geliyor, yavaş yavaş kurabiye toplamayı bırakıyorsunuz. Eğer gerçekten azimli ve sakin kalabilen biriyseniz, sizin uzun ve yıpratıcı bir yol bekliyor.

Oyunun elbette ki bir konusu da var ama üstünde durmaya değecek bir şey yok, geçtim. Oyuna dair önemli bir notsa şu ki beta sürümünde klavyeyle oynanabilen oyun, tam sürümde ısrarla gamepad öneriyor ve hatta gamepad’siz çalışmıyor ya da ben bir türlü beceremedim. Bu tip oyunları gamepad’e nazaran klavyeyle daha iyi oynadığım için de oyunun zorluk seviyesi biraz daha arttı benim için. Öte yandan kontrol şemasının oldukça sade olduğunu belirteyim; dört yön tuşunun yanında zıplama ve “dash” tuşları mevcut sadece.

Fenix Rage, son zamanlarda oynadığım en sinir bozucu oyun olarak adını aklıma kazıdı arkadaşlar. Sade kontroller, birçok dünya, 200’ün üzerinde sinir bozucu bölüm, mücadeleyi sevenler için online sıralama tablosu desteği, mini oyunlar, sınırlı sayıda zıplama ve dash kullanımının bulunduğu akıldışı bir mod… Oyunun kısa özeti budur, kararıysa sorumluluk kabul etmemek için size bırakıyorum.

9,0

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.