Yaş ilerliyor

Daha 32 yaşında olan birinin söylememesi gereken bir cümle bu, biliyorum ama cidden yaş ilerliyor arkadaşlar. Hala oyun oynuyorum, oyun oynamaktan zevk alıyorum ve bu açıdan bakıldığında kimilerine göre hala büyümedim ama büyüdüm vallahi. Eskiden daha fazla hareket ve ses kaldıran bünyem, gitgide daha sakin bir yaşam tercih eder oldu. Çok değil, sadece birkaç yıl öncesine kadar hafta sonlarımı hep dışarıda geçirirdim ve kolay kolay da yorulmazdım. Şimdiyse iş temposunun getirdiği yorgunluk nedeniyle bir an önce evime geleyim, sonra da çıkmayayım istiyorum. Öyle ki özellikle son bir yılda en büyük dostum, evdeki koltuğum oldu. Bu noktaya gelmek için çok erken ama belki de bir duraklama devrine girdim, bilemiyorum.

Daha ilginç bir örnek vereyim mi? Malum, yaz ayları geride kaldı, tatiller yapıldı ve ben de tatile, hatta birkaç tatile çıkıverdim. Şöyle bir geriye dönüp yaptığım son tatile bakıyorum da otel odasından çıkmak ayrı bir dert, çıktıktan sonra gidilen plaja uzanıp serildikten sonra kalkıp otele dönmek ayrı bir dert oldu.  Bir de tatilin ikinci günü 12 saat boyunca uyumuş olmam var ki efsaneydi cidden; yılın iple çekilen tatil saatlerini uyuyarak geçirmek enteresan oldu. Eskiden tatildeyken akşamları dışarı çıkıp turlardım, şimdiyse yemeğe gidip kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra hemen odaya dönüyorum.
N’oluyoruz yahu? Bu ne hal arkadaş! Artık silkelenmem gerekiyor ama hayat, söyle, beni neden yoruyorsun!

Sanırım bu “sakin” yaşama geçişin bir yansıması olarak sardım Euro Truck Simulator 2’ye de. Oyun gerçek anlamda bir terapi gibi, huzur veriyor insana. Kaza yapınca bile sinirlenemiyor insan, hemen toparlıyor ve kilometrelerce yolu gidiveriyor yine. Bu ay test ettiğim Logitech’in G27 direksiyonunu geri gönderdikten sonra dayanamadım, hemen kendime bir tane alıverdim ve başladım geceleri direksiyon sallamaya. Benim gibi düşünen, yaşayan, hisseden herkese aynı şeyi tavsiye ederim. Günün stresini de alıyor oyun resmen. (Bunun bir üst noktası Train Simulator olabilir herhalde; ne manevra var, ne de kaza riski.)

Öyle işte arkadaşlar, bir anlatayım dedim halet-i ruhiyemi. Bu köşe yazısını da yazdığıma göre kıvrılıp uzanayım iki dakika, yoruldum bak.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.