Battlefield 4: Dragon’s Teeth (İnceleme)

Haritalarına kurban!

Haritalarına kurban!

Battlefield 4’ün çıkışından beri oyundaki irili ufaklı hatalar birçok oyuncuyu canından bezdirdi, doğru. Benim derdimse istediğim skoru yapamamak, öldürdüğümden çok ölmek. Belki de reflekslerim zayıflıyor zamanla, olabilir. Renk körü olmamın da bundan büyük payı vardı, onu yavaş yavaş aşmaya başladım. Bunca zamandır Battlefield 4 oynuyorum, renk körü modunu aktif etmek daha geçen ay aklıma geldi vallahi. Artık “squad” arkadaşlarımla düşmanları ayırt edebiliyorum! O halde Battlefield 4 oynamaya geri dönebilir ve 1.00’ın altındaki K/D oranımı düzeltmek için şansımı yeniden deneyebilirim.

Efendim, bildiğiniz üzere Battlefield 4’ün China Rising, Second Assault ve Naval Strike paketlerini takip eden dördüncü paketi Dragon’s Teeth ve ilk olarak Premium sahipleri bu paketin tadına bakma şansına sahip oldular. Malum, bir Battlefield hayranı olarak ben de bu kitlenin bir parçası olarak ilk günden pakete dalış yaptım, hatta Emre ile videolar bile çektik. Sağ olsun, başarılı olduğu silah / eklenti seçimlerini de benimle paylaştı Emre ve biraz daha iyi skorlar yapmaya başladım. Hemen konuya, yani Dragon’s Teeth’e dönmek gerekirse bu pakette dört yeni harita ve bir de yeni mod bulunuyor. Önce haritalara bir göz atalım.

Oyuna dalış yaptığımda ilk olarak Propaganda haritasıyla karşılaştım. Paketteki tüm haritalar gibi “şehir içi” temasına sahip olan Propaganda’nın geneline birkaç katlı binalar hâkim ve haritanın ortasından da bir tren yolu geçiyor. Haritanın en ilginç detayıysa dev bir heykel ama boşuna uğraşmayın, denedik, yıkılmıyor. Böylesi bir heykelin haritada boy göstermesi de haritanın ismine gönderme niteliğinde. Yıkılana kadar binaların camlarından avlanmak keyifli ama herkes bunun farkında ve kısa sürede ölmeniz kaçınılmaz oluyor. Siz en iyisi hareket halinde olun ve kendinizi bir noktaya sabitlemeyin benim gibi, yoksa sonunuz benimle aynı olur.

Oynama sırama göre gidersem sırada Lumphini Garden var ki bu haritayı ilk olarak favorim olmayan modlardan Capture the Flag’de oynamama rağmen büyük keyif aldım. Büyük bir bahçe düşünün, çevresinde şantiye alanı var ve yine bir tren yoluna ev sahipliği yapıyor harita. Haritanın büyük kısmında yer alan küçük su kanalıysa taktiksel açıdan farklı seçenekler sunuyor oyuncuya. Su pek derin değil ama dalıp suyun altından ilerlemek mümkün. Üstelik suyun altı o kadar güzel detaylandırılmış ki insan hiç çıkmak istemiyor sudan. Suyun altından ilerlemek mümkün ve düşmanlar sizi fark etmiyorlar ama sudayken sadece ikincil silahı kullanabildiğinizi unutmayın ve karaya yakın yüzün derim. Haritanın en eğlenceli detayıysa toprak kayması sonucu tren yolunun yerle bir olması ki buna ilk şahit olduğumuz anda Emre ile yaşadığımız paniği size anlatamam. Ne olduğunu anlamaya kalmadan ekranı çamur kapladı, ikimiz de ölüverdik. Özetlemek gerekirse hem Capture the Flag, hem de Conquest modları için gayet eğlenceli bir harita.

Paketin test ettiğim üçüncü haritası Sunken Dragon oldu. Çin’in oyundaki varlığını en net yansıtan harita bu ve hem kara, hem de küçük çapta deniz savaşlarına ev sahipliği yapıyor. Haritayı tanımaya başladığımız ilk anlarda hem Emre’nin, hem de benim aklıma anında Battlefield Hardline’ın betasındaki harita geldi. Özellikle haritanın katlı otopark kısmı birebir aktarılmış gibi; Battlefield Hardline’da zırhlı kamyonun olduğu yerde bu kez ele geçirilmeyi bekleyen bir nokta var, tek fark bu gibi. Haritanın geneliyse özellikle Rush’ta ilerlemeyi oldukça zorlu kılabiliyor. Bazı noktaların açıklıkta bulunması, ele geçirme sürecini fazlasıyla zorlaştırıyor. Belki bu nedenle, belki de her zamanki oyun performansımdan pakette en başarısız maçlarımı bu haritada geçirdiğimi itiraf etmeliyim.

Gelelim son ve favori haritam olan Pearl Market’e. Arkadaş, bu ne güzel bir haritadır yahu. İyi skor yapıp yapmamam değil buradaki kıstasım, haritanın her bir noktası şahane. Binaların ve sokakların hâkim olduğu, tam bir şehir içi haritası Pearl Market. Birbirini kesen sokakların köşelerinden usulca kafanızı çıkarıp geleni geçeni taramayı tercih edebilir ya da binaların ikinci, üçüncü katlarının pencerelerinden düşman avlayabilir ya da çatılara çıkıp sürpriz saldırılar yapabilirsiniz; her üç yöntem de bu haritada iş yapıyor. Çatıya çıkmak tabii ki riskli çünkü diğer binaların çatılarına pusan birçok dürbünlü tüfekli düşman olabilir ve bu nedenle alt katları ya da sokakları tercih edin derim. Öte yandan binalar arasındaki çıkıntılar üzerinden ilerleyerek birçok yere ulaşmak, hatta düşman tarafından fark edilmeden avlanmak da mümkün. Özellikle Conquest modunu oynamak büyük bir keyif bu haritada. Zaman zaman Strike at Karkand’ı hatırlamadım da değil.

Haritaları uzun uzun anlattım, sıra geldi Dragon’s Teeth ile oyuna eklenen yeni moda, yani Chain Link’e. Aslında alışılmışın dışında bir mod değil bu ve adeta Conquest’ten devşirilmiş gibi. Yine haritada birçok nokta var ve takım olarak amacımız, bu noktaları ele geçirmek ve elde tutmak. Ne kadar çok noktayı elde tutarsak karşı tarafın “ticket” sayısı da o kadar hızla eriyor. Açıkçası bu hızla erime bazen öyle bir noktaya geliyor ki maçlar beş dakikadan daha kısa sürede bitebiliyor. Buradaki önemli detaysa birbirine yakın noktaları ele geçirip bir bağ kurmak ki bu da modun isminde vurgulanıyor zaten.

Gelelim Dragon’s Teeth ile oyuna eklenen ve beni en çok çileden çıkaran şeye. ”R.A.W.R.” adı verilen yeni cihazımız paletleri sayesinde ilerleyen, kısa boylu, üzerinden makineli tüfek ve bomba atar taşıyan, lanet olasıca bir teknolojik ürün. Sorun şu ki benim dışımda kullanan herke öyle güzel avlanıyorlar ki her seferinde delirdim, durdum oyunun başında. Yahu, indirmek de kolay olmuyor ki keratayı, vurup geçiyor herkesi. Hani bazı filmlerde “Kötü niyetli kişilerin eline geçerse çok kötü şeyler olabilir.” gibi cümleler kullanılır ya, hah, aynı cümle bu cihaz için de kullanılabilir rahatlıkla.

Oyuna eklenen silah ve ekipmanlar konusunda başrolde R.A.W.R. bulunuyor ama pek tabii ki başka şeyler de var. Ballistic Shield, adından da anlaşılacağı üzere bir kalkan ve bu kalkanı kullanarak kendimizi kurşunlardan koruyabiliyoruz. Yeni silahlar arasındansa “DEagle” adlı tabanca ve “Bulldog” adlı tüfek oldukça popüler oldu. Özellikle Propaganda’da Bulldog kullanımı ciddi boyutlara ulaşıyor. Bunların dışındaysa “Unica6” adlı bir tabanca, “CS5” adlı bir dürbünlü tüfek ve “MPX” adlı makineli tüfek var menüde.

Artık toparlama vakti… Dragon’s Teeth’teki dört haritayı da fazlasıyla beğendim, hatta çok iddialı olacak belki ama Battlefield 4’e gelen en iyi ek haritalar bu pakette bana göre. China Rising haritalarını oynamak bile gelmiyor içimden, Second Assault haritalarını zaten biliyoruz Battlefield 3’ten, Naval Strike haritalarıysa çok etkilememişti beni ama bu yeni dört harita, özellikle de Pearl Market beni benden aldı. Eh, zaten ilk defa bir paketi iki sayfada incelemiş olmam da bu beğenimi ortaya koymuştur sanırım. Eğer şu ana kadar hiçbir paketi satın almadıysanız bile Dragon’s Teeth’i mutlaka alın, oynayın, pişman olmayacaksınız. Ha, bir de aynı sunucuya ve karşılıklı takımlara denk gelirsek lütfen R.A.W.R. kullanmayın!

9,0

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.