Battlefield 4: Dragon’s Teeth (İnceleme)

Haritalarına kurban!

Haritalarına kurban!

Battlefield 4’ün çıkışından beri oyundaki irili ufaklı hatalar birçok oyuncuyu canından bezdirdi, doğru. Benim derdimse istediğim skoru yapamamak, öldürdüğümden çok ölmek. Belki de reflekslerim zayıflıyor zamanla, olabilir. Renk körü olmamın da bundan büyük payı vardı, onu yavaş yavaş aşmaya başladım. Bunca zamandır Battlefield 4 oynuyorum, renk körü modunu aktif etmek daha geçen ay aklıma geldi vallahi. Artık “squad” arkadaşlarımla düşmanları ayırt edebiliyorum! O halde Battlefield 4 oynamaya geri dönebilir ve 1.00’ın altındaki K/D oranımı düzeltmek için şansımı yeniden deneyebilirim. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Magicite (İnceleme)

Yine mi öldüm ya!

Yine mi öldüm ya!

Şöyle bir bakalım… Minecraft incelemesini ben yazmıştım, çok iyi hatırlıyorum; hatta öyle ki incelemeyi başkasına, sanırım Ayça’ya vermiştim ama zamanı olmadığı için yazamamıştı, sonrasında zaten oynamış olduğum oyunu ben yazmak durumunda kalmıştım. Fena mı oldu? Hayır. Minecraft’ın ilk dönemine tanık olup oyuna güzel de bir puan vermiştim. Bir sayfalık incelemenin Minecraft gibi bir oyun için yeterli olmadığını biliyordum ama öyle gerekmişti. Bugün bir Minecraft incelemesi yazmak istesem sayfalar yetmez, hatta anlatılması gereken her şeyi anlatabileceğimi bile sanmıyorum. Zaten ipin ucunu bir kez kaçırdıktan sonra Minecraft’ın zengin ve uçsuz bucaksız dünyasını yakalamak pek mümkün olmuyor. Şimdi bakıyorum da o kadar çok harita ve mod var ki nereden başlasam, nereden devam etsem, bilemiyorum. En sonra “Minecraft öğreniyorum” adlı bir video serisi çekmek istediğimde, oyunu takip edenlerden pek bir laf yemiştim; üstelik başlıktaki “öğreniyorum” kelimesine rağmen. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone