Titanfall: Expedition (İnceleme)

Yeni ortamlara akalım

Yeni ortamlara akalım

Yani biri gelip dese ki, “Sen yıllar önce Call of Duty’yi bıraktın, Battlefield’a geçtin, stratejik ve ağır ilerleyen FPS’yi tercih ettin ama öyle bir oyun çıkacak ki en hızlısından, en aksiyon dolusundan, bırakamayacaksın ve Battlefield’dan daha fazla oynayacaksın.”, hayatta inanmazdım ama oldu. Beta sürümünden itibaren öylesine eğlendirdi ki beni Titanfall, Battlefield 4’ü ikinci plana attım resmen. Bunda tabii ki Titanfall’un oyun seanslarının daha kısa olmasının payı büyüktü. Battlefield 4’te bir oyuna bağlanmak, girmek, maçı bitirmek ortalama yarım saati bulabiliyor ama Titanfall’da 10 dakikayı bile bulmayan kısa bir oyun seansıyla ekran başından kalkmak mümkün. Öte yandan gelen yorumlardan ve ortaya çıkan istatistiklerden şuna kanaat getirdim ki Titanfall’u oynamak, izlemekten çok daha eğlenceli. (İzlemiyorsunuz!)

Expedition, Titanfall’un ilk indirilebilir içerik paketi (DLC) olarak 15 Mayıs’ta satışa sunuldu. Ha, Titanfall’u alırken yanına Season Pass’i yapıştıranlar için yemek hazırdı zaten. Peki, ne var bu DLC’nin içinde? Her multiplayer FPS oyunu için hazırlanan DLC’de ne varsa aynısı. Aslında tahmin edeceğinizden azı var belki de; sadece üç tane harita. Evet, 9.99$’lık bu DLC’den sadece üç adet harita çıkıyor, o kadar. Bu açıdan bakıldığında zayıf bir DLC olarak görüyorum Expedition’ı ama Titanfall’a gönül verenler için bu meblağ gözden çıkarılabilecek seviyede.

Gelelim elimizdeki üç haritanın neye benzediğine. Her ne kadar Titanfall’un bir senaryo modu olmasa da “campaign” adı altında oynadığımız dokuz bölümlük süreçte bize oyunun dünyasında olup bitenler adım adım aktarılıyordu. Expedition’da da bizi bu hikâyenin bir uzantısı karşılıyor; Demeter Savaşı’ndan mağlup ayrılan IMC, küllerinden doğmak için harekete geçiyor ve yeni bir merkez inşa ediyor. Belirlenen yeni bölgeye sulak bir arazi, devasa ağaçlar ve doğal bir ortam destek veriyor. DLC’nin içerdiği haritalardan Swampland de tam olarak bu tanıma uyuyor. Gökyüzüne uzanan ağaçlar arasında hem pilot, hem de Titan olarak savaşmak oldukça farklı bir deneyim Titanfall için. Özellikle ağaçtan ağaca zıplayarak yol almak ve düşmanları gafil avlamak, Predator filmini hatırlattı bana. İkinci harita Runoff, Titanfall’da sıklıkla kullandığımız stratejilerin geçerli olduğu bir ortam sunuyor. Üçüncü harita War Games ise IMC’nin simülasyon üniteleri kullanarak pilotları dâhil ettiği, Angel City’ye benzettiğim ama yazılımsal anlamda tam olarak bitirilmemiş bir harita ki bu nedenle de daha fütüristik bir havaya sahip olması nedeniyle fark yaratıyor.

Evet, anlatacak pek bir şey kalmadı. Üç farklı tema, üç farklı harita, hepsi bu kadar ama favori haritam konusunda kararsız kaldım; Swampland’in ilginç ve oyuncuyu ağaçtan indirmeyen orman teması, yarım yamalak programlanmış havası verilen War Games… En nihayetinde iki ayda Titanfall’dan sıkılıp oyunu bir kenara atanları yeniden oyuna döndürecek, zaten oyunun başından kalkamayanlar içinse yelpazeyi genişletecek Expedition. Yine de üç harita içeren bir paketin benim tam anlamıyla tatmin ettiğini söyleyemem.

7,0

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.