Zavallı Isaac

The Binding of IsaacSiz bu satırları okuduğunuz sırada, oyun takviminin “fırtına öncesi sessizlik” dönemi sona ermek üzere ya da erdi bile. Yılın şu ana kadarki kısmını kâh eklenti paketleri, kâh alfa / beta sürecindeki yapımlar, kâh eski oyunlar ile geçirdim. Kısa kısa geçeyim mi? Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

The Last of Us: Left Behind (İnceleme)

Yüzünü dökme küçük kız...

Yüzünü dökme küçük kız…

Son yıllarda duygusal olarak beni en çok etkileyen oyunların başında geldi The Last of Us. Beni bilen bilir, PlayStation 3 ile arası olmayan biriyimdir ama böyle bir şaheseri oynamamak olmazdı ve oyun çıkar çıkmaz konsolun başına kurulmuştum. Oyuna başladığım ilk andan itibaren hissettiklerimse tarif edilmez, yaşanır. Oyunda ilerledikçe karakterleri daha iyi tanıyor, onlarla daha yakın bir iletişim kuruyordum. En nihayetinde hem Joel, hem de Ellie birer yakınım gibi olmuştu, onları her türlü tehlikeden korumak için elimden geleni yapıyordum. En nihayetinde birtakım kötü şeyler oldu, Joel’i az kalsın kaybetme noktasına geldik ve o an gözlerimden yaşlar süzüldü. Sonra ne olduysa oldu, Ellie bir şekilde Joel’i iyileştirdi ama o kısmı biz göremedik. Göremediğimiz, daha doğrusu görme şansımızın olmadığı bir konu da Ellie’nin Joel’e bahsettiği, geçmişte iyi vakit geçirdiğini anlattığı arkadaşıydı. İşte Left Behind da bu iki konuyu işliyor ve oyunculara The Last of Us’ın ne kadar muhteşem bir oyun olduğunu bir kez daha gösteriyor. Okumaya devam et

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone