Bad Company 2 vs Modern Warfare 2

Call of Duty serisinin Modern Warfare ile çıtayı bir hayli yükselttiği ve kendi içinde bir çığır açtığı bir gerçek. Call of Duty 4, oyun dünyasında daha önce eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza atarak büyük bir hayran kitlesi yaratmıştı kendine. Oyunun tek kişilik modunun kalitesi bir yana, sadece Captain Price bile başlı başına bir fenomen oldu. Captain Price için yapılan muhabbetlerin sonu gelmezken, onun ölümsüz bir asker olduğunu düşünenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazlaydı. Sonra World at War girdi araya, yine İkinci Dünya Savaşı’na döndük, MW hayranları Treyarch’a saydırdı, İkinci Dünya Savaşı sevdalılarıysa MW’yi bir kalemde silip attı. Ben de İkinci Dünya Savaşı’ndan bir türlü bıkmayan biri olarak WaW’ı büyük bir hayranlıkla oynadım. Modern Warfare 2 çıktığındaysa bir kez daha yer yerinden oynadı, üç günde 500.000.000$’lık bir hasılat elde edildi, oyun ve sinema sektörleri kıyaslanır oldu, Captain Price’ın yaşayıp yaşamadığı üzerine çıkan dedikodular sona erdi.

Şu ana kadar anlattıklarım, Call of Duty’nin ne kadar büyük bir seri olduğunu, nasıl bir efsaneye dönüştüğünü özetliyor tam anlamıyla. Üstelik Call of Duty 2 gibi önemli bir sıçrama tahtasına da hiç değinmedim. Ama… Bu noktada durun ve derin bir nefes alın. Artık bu efsaneyi gölgede bırakabilecek daha iyi bir yapım olduğunu söylesem? Eğer bu sayfaya gelene kadar incelememi okuduysanız, zaten olup bitenin farkındasınızdır. Yine de konuyu daha detaylı bir şekilde anlatma ihtiyacı duyuyorum.

Bad Company 2!

Yıllardır multiplayer FPS oyuncularının öncelikli tercihlerinden biri olan Battlefield, Bad Company ile senaryoyu da işin içine sokmuş ve sadece konsol oyuncularından oluşan bir kitleyi mutlu etmişti. Bu aysa İskandinavya’nın, İsveç’in o yetenekli insanları, oyun piyasasını altüst edecek bir yapımla piyasaya dönüş yaptı. Bugüne kadar Pinball Dreams, Mirror’s Edge ve tüm Battlefield serisine imza atan Digital Illusions (EA DICE), BC’nin devam oyunuyla bir kez daha karşımızda ve bu kez -Electronic Arts’ın da tabiriyle- MW2’yi tahtından indirmeyi umuyor. Tabii ki MW2’nin oturmuş kitlesini geride bırakmak kolay değil ama Bad Company 2’nin bu potansiyele sahip olmadığını hiç kimse iddia edemez. Senaryo modunu bir kenara bırakıyorum, BC2’nin multiplayer modları öylesine gerçekçi ve eğlenceli ki MW2’nin paldır küldür yapısı yanında zirveye oturmaması için hiçbir sebep yok. Tecrübe ve rütbe sistemi, rozetler, nişanlar, silahlar, aparatlar, araçlar, dev haritalar, aksiyon dolu Rush modu, düşman orduyu yok etmeye yönelik Conquest modu, takım oyununu mecbur kılan Squad Rush modu, gerçekçiliğin tavan yaptığı Hardcore modu… Saya saya bitiremeyeceğim birçok detay, BC2’nin MW2’yi geçebilmesi için yeterli.

Peki tüm bu iddiamın gerçekleşme olasılığı nedir? Düşük. Çünkü Call of Duty’nin ülkemizde olduğu kadar dünyada da kemikleşmiş bir kitlesi var. Üstelik gerçekçiliği bir miktar kenara bırakan o hızlı aksiyonu seven oyuncu sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Oyuna ayıracak bütçesi kısıtlı olup da MW2’ye yatırım yapan bir kitle de var ve bu kitleye ikinci bir oyun aldırmak da kolay değil.

Şuna eminim ki bu yazıyı okuyup bana saydırmak isteyen birçok insan olacaktır. Olsun… Önemli olan, oyun dünyasının böylesine muazzam bir yapım kazanması. Evet, MW2 oynamaya devam edeceğim ve Steam’da bol bol karşı karşıya geleceğiz ama artık BC2’de de olacağım; daha gerçekçi ve eğlenceli maçlar için…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.