Spor oyunlarının bana yaptıkları…

Bildiğiniz üzere yıllardır en çok tercih ettiğim, oynamaktan zevk aldığım ve dergide kaleme aldığım oyunlar, başta futbol ve basketbol olmak üzere spor oyunlarıdır. Bu türe yönelmemdeki ana nedense tabii ki bu spor branşlarını sevmem, halihazırda bu branşların birer izleyicisi olmam. Eskiden futbola çok daha yakın olan ben, son yıllarda iyiden iyiye basketbola, daha çok da NBA’e sarmış vaziyetteyim. Haliyle bu süreçte hem Pro Evolution Soccer’dan, hem de FIFA’dan ziyade NBA 2K serisine yöneldim. PC’de devam ettiği süreçte NBA Live serisine de takılıp gitmişliğim var ama NBA 2K’i keşfetmemle NBA Live’ı çöpe atmam aynı saliseler içinde cereyan etmiş olaylardır. Peki bu kadar çok sevdiğim, tüm boş saatlerimi harcamaya gayret ettiğim bu oyunlar bana ne yapıyor olabilir ki? Anlatayım…

Öncelikle lafa FIFA 10’dan başlayayım. Bildiğiniz üzere LEVEL kadrosu olarak bu yıl uykudan uyandık, PES’in ne kadar tekdüze, sıkıcı ve gerçekdışı bir oyun olduğunu anladık ve FIFA 10 ile futbolu yeniden keşfettik. İlk günden itibaren oyun bizi büyüledi, kendine hayran bıraktı ve saatlerimizi birer birer çalmaya başladı. Günler, haftalar, hatta aylar ilerledikçeyse oyunun sinir bozucu bazı özelliklerini keşfetmeye başladık. Tümü ufak tefek olan ve üzerinde durulmayacak şeyler aslında ama biri var ki beni her seferinde çileden çıkarıyor: Fizik sistemi.

FIFA 10 ile seriye eklenen fizik sistemi, gerçek fiziksel kuralları oyuna dahil etmiş ve futbolcular arasındaki fiziksel farkların birebir olarak oynanışa etki etmesini sağlamıştı. İşin sinir bozucu kısmıysa bazı oyuncuların ve bu vesileyle bazı takımların tanka dönüşmesi. Örnek mi? Barcelona ve Chelsea. FIFA 10’u aldığım ilk günden beri Arsenal ile oynuyorum ve ne zaman karşıma Barcelona ya da Chelsea gelse ecel terleri döküyorum. Konu şu ki bu iki takımdaki oyuncuların diğer oyunculara göre anormal fiziksel üstünlük sergiledikleri anlar oluyor. Bir Drogba’dan, bir Anelka’dan ya da bir Ibrahimovic’ten top almak maksimum seviyede zorken, bu oyunculardan biriyle çarpıştığınızdaysa çoğunlukla yere düşen taraf siz oluyorsunuz, karşı tarafsa hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor. E yuh be kardeşim! Karşılarındakiler insan değil mi? Onların hiç mi kalıpları yok? FIFA 10’a göre yok maalesef. Oyun mükemmel, her şey olması gerektiği gibi ama bu konuda biraz daha denge sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Puanım 95!

Diğer önemli konuysa geçen yıla kadar büyük zevk aldığım NBA 2K serisinin şutlar konusunda beni çembere dahi değdirmemesi. NBA 2K9 için bulduğum gerçekçi slider seti sayesinde oldukça iyi bir sezon geçiriyordum. Bu sezonsa şut konusunda bir türlü düze çıkamadım. Oyun piyasaya sürüleli dört ay oldu, belki Chicago Bulls gibi ortalama bir takımla oynuyorum ama şutlarda bu kadar başarısız olunmaz ki. Sağ stick ile başladığım şut serüvenimi bırakmak üzereyim neredeyse. Hele ki John Salmons’ın şut mekaniğini zerre anlayamadım. Rose ile fena atmıyorum ama Salmons, Hinrich ve Deng üçlüsüyle çember dövmekten başka bir şey yapmıyorum. Nedir bu uğursuzluk? Bir de sen deneyiver Kaan, gözünü seveyim.

Bu süreç biraz daha devam ederse yaşlandığımı ve yeteneklerimi kaybetmeye başladığımı düşüneceğim. Belki de diğer oyun türlerine ağırlık vermenin zamanı geldi; ne dersiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.